|
***
GERÇEK DOSTLUK ***
Ahmet ve Nihat adinda iki arkadas varmis.
Ayni okulda okuyorlarmis. Ahmet Istanbulda
yasayan, evi, arabasi yeterince parasi olan
biriymis. Nihat memleketten Istanbul'a gelmis
zor sartlar altinda yasayarak okuyormus. Bunlar
zamanla daha da iyi arkadas olmuslar.
Ahmet Nihat'in durumuna üzülüyor, yardim
yollari ariyormus. Nihati evine almis. Yedirmis
içirmis. Cebine para koymus. Üstünü
giydirmis. Kendine aldigi yeni kiyafetlerini
bile ona vermis. Artik beraber gül gibi yasayip
gidiyorlarmis. Bir gün Ahmet camdan disari
bakiyormus. Karsidan gelen uzun süredir hayran
oldugu ve yakinda acilmak istedigi kizi görmüs.
Ve sonra arkadan Nihat'in onu takip ettigini. Nihat eve gelmis ve
Ahmet'e o kizdan cok hoslandigini aralarini
yapip yapamayacagini sormus. Ahmet kendisinin de
ondan hoslandigini söyleyememis. Arkadasinin
üzülmesini istememis cünkü. Aralarini yapmis.
Derken zamanla okul bitmis. Nihat bir süre
sonra Kayseriye vali olmus. Evi arabasi, yati,
kati, bir sürü parasi olmus. O kizla da
evlenmis. Ama Ahmet tam tersi. Evini arabasini
kaybetmis. Bütün parasi bitmis. Yatmaya yeri
yemeye yemegi kalmamis. Ac sefil gezerken
komsulari,
- Senin bir arkadasin vardi Nihat diye. O
Kayseriye vali olmus, neden ondan yardim
istemiyorsun, belki sana bir is verir demisler.
Ahmet reddetmis hemen.
- Bunu kabullenemem demis.
Komsular ne kadar israr ettiyse de bir türlü
kabul ettirememisler. Ahmet icin daha zor günler
baslamis. Bakmis olacak gibi degil komsularini
dinleyip tutmus Kayserinin yolunu. Valilige
gelmis.
Ordaki odacilardan birine Nihat beyi görmek
istiyorum demis. Odaci Nihat beyin yanina girmis
cikmis ve
-Sizi gormek istemiyor demis.
- Nasil olur demis Ahmet. Ona Istanbuldan cok yakin
arkadasin Ahmet geldi deyin.
Odaci tekrar gitmis ve,
-Nihat bey sizi tanimadigini eger daha fazla
israr ederseniz kovduracagini soyledi demis.
Ahmet duyduklarina inanamamis. Nasil olur da,
yemeyip yedirdigi,
giymeyip giydirdigi, sevdigi kizi bile verdigi
can ciger arkadasi Nihat onu tanimaz. Yikilmis
bir sekilde valilikten cikip dogru Nihatin evine
eskiden hoslandigi kizin yanina gitmis. Belki
yardim eder diye. Kapiyi calmis. Birinin gelip dürbünden kendine baktigini hissetmis. Ama
kapiyi acmamis kadin. Bir kez daha yikilmis.
Disari cikip kendini toplamaya calisirken yanina yasli bir amca yaklasmis. Ahmetin
durumundan cok etkinlenmis adam. Olayi
anlatmasini istemis. Ahmet'te oldugu gibi anlatmis. Adam cok uzulmus.
Demis ki..
-Bak evladim. Seni cok sevdim. Dürüst
bir insana benziyorsun. Bak benim surada bir
sarraf dukkanim var. Gel istersen benimle calis.
Hem para kazanirsin
hem de yatmaya yerin olur. Ahmet hemen
kabul etmis ve calismaya baslamis. Gel zaman git
zaman dükkana baska bir yasli amca gelip gitmeye
baslamis. Cok iyi arkadas olmus Ahmet'le. Birgün
bu yasli amca elinde bir kutuyla gelmis dükkana.
- Bak ben bir yere gidiyorum. Eger 3 ay icerisinde
dönmezsem bu kutu senindir, istedigin gibi kullan. demis.
Ahmet kutuyu almis, odasinda bir yere koymus. 3
ay gecmis, 4 ay gecmis, 6 ay gecmis amca hala
gelmemis. Sonunda Ahmet kutuyu acmaya karar
vermis. Bakmis icinde, elmaslar, mücevherler,
altinlar, bir sürü de para varmis. Ne yapacagini
sasirmis. Hemen patronuna gidip durumu anlatmis.
Patronu da artik o kutunun kendisinin
oldugunu istedigi gibi kullanabilecegini
soylemis. Bir de öneride bulunmus.
-Bak sen bu
isi iyice ogrendin. Gel sana bir kuyumcu dükkani
acalim. Gül gibi gecinip gidersin. Hemen dükkani
acmislar. Ahmet almis basini yürümüs. Ev,araba,
yat, kat. Zengin olmus kisacasi. Bir gün dukkana
bir anne kiz gelmis. Kizdan hoslanmis Ahmet.
Zamanla görüsmeye baslamislar, derken
nisanlanmislar. Dügün vakti gelmis. Davetiyeler
hazirlanirken kiz valiyi de cagiralim demis.
Ahmet kabul etmemis. Nasil olur demis kiz. Biz
bu sehrin ileri gelenlerindeniz, valiyi
cagirmasak olur mu? Ahmet yine kabul etmemis.
Kiz israrla neden boyle davrandigini sordugunda
anlatmis Ahmet. Sorunun bu sekilde cözülmeyecegini soylemis kiz. Biz cagiralim, o
yaptigindan utansin demis. Ve ona da bir
davetiye yazmislar.
Dügün günü gelmis catmis.
Davetliler tek tek gelirken heyecan icindeymis
Ahmet. Nihat'in gelip gelmeyecegini düsünüyormus.
Derken esiyle kapida görünmüs Nihat. Ahmet, ilk
baslarda gözgöze gelmemeye calismis. Nihat ne
yana gitse öbür tarafa kaciyormus Ahmet. Hic gözgöze gelmemeye calisiyormus. Dayanamamis
birden. Piste cikmis, almis mikrofonu eline.
Baslamis anlatmaya.
- Zamaninda ben durumum
iyiyken sevgili valimiz Nihat beyle ayni okulda
okuyorduk. O zamanlar Nihat beyin durumu bu
kadar iyi degildi. Nihat'i evime aldim. Yemedim
yedirdim, giymedim giydirdim. Sevdigim kizi bile
ona verdim. Bir gün benim durumum kötülesti.
Elimde avucumda ne varsa kaybettim. O kadar zor
durumdaydim ki Nihat'a yardim istemeye gittim.
Ama o beni tanimadigini soyledi, kovdurdu. Ordan
cikip esinin yanina gittim. Ama o kapida benim
oldugumu bildigi halde kapiyi acmadi. Sok
olmustum. Disariya cikip kendime gelmeye
calistigim anda bir amcayla karsilastim. Sagolsun bana bir is,
yatacak bir yer verdi. Orada calisirken cevrem
genisledi. Baska bir amcayla tanistim. Gel zaman
git zaman o amca elinde bir kutuyla geldi yanima.
Bir yere gidecegini 3 ay icerisinde dönmezse
kutunun benim olacagini soyledi. Gelmedi. Kutuyu
actim. Icinde beni bugünlere getiren yüklü
esyalarla ve paralarla karsilastim. Sonra
kendime bir kuyumcu dükkani actim. Orada sevgili
nisanlimla tanistim. Ve evleniyorum.
Anlattiklarim yalansa yalan desin Nihat
bey.demis ve birakmis mikrofonu.
Herkes saskinlik icinde Nihat beye dönmüs.
Aciyarak bakmislar bir Ahmet'e, bir Nihat'a.
Nihat bir cevap vermek zorunda kalmis. Almis
mikrofonu. Baslamis anlatmaya.
- Evet Ahmet'in söylediklerinin hepsi dogrudur. Yalan diyemem.
Zamaninda bana cok yardim etti, hakkini ödeyemem.
Sagolsun benim mutlu bir evlilik yapmama öncülük
etti. Ama esimi zamaninda sevdigini bilmiyordum.
Durumunun kötüye gittigini, bir gün bana
gelecegini biliyordum. Hep o günü bekledim.
Ve sonunda geldi. Onu kapidan kovdurdum dogrudur.
Ama niye kovdurdum.
Eger ben o zaman ona yardim etseydim gururuna
yediremeyecekti. Belki de bir süre sonra intihar
edecekti. Iyi bir arkadasimi kaybetmek istemem.
Burdan çiktiktan sonra direk esime gidecegini
biliyordum. Hemen esime telefon actim. Ona
Ahmet'in gelecegini, kapiyi acmamasini söyledim.
Acmadi. Derken bizim evin karsisinda bir sarraf
dükkani isleten arkadasim var. Ona hemen telefon
actim. Bizim evden cikan bir adam görürse onu
ise almasini yardimci olmasini istedim. Ise aldi,
yatacak yer verdi. Bir gün babami gönderdim ona.
Canyoldasligi etsin diye. Iyi arkadas oldular.
Sonra babama bir kutu verdim Ahmet'e versin diye.
O kutu babamin degildi. Benim de degildi. O
zaten Ahmet'indi. Ona borcumu hicbir zaman ödeyemem. Ahmet kutuyu aldi. Iyi kullandi ve
bugünlere geldi. Bir gün annemle kizkardesimi
gönderdim. Durumu nedir bir kontrol edin diye.
Orada kizkardesimle birbirlerini görüp asik
olmuslar, evleniyorlar.
Birakmis mikrofonu. Ahmet'le beraber herkes
saskinlik icinde kalmis.
Bir an gözgöze gelmisler. Derken birbirlerine
sarilip özür dilemisler. Güzel bir dügün
olmus,
beraberce mutlu yasamislar..
*** Kacabilirsiniz ancak saklanamazsiniz! ***
|
|
|
|